Çocuk Disiplininde 15 Altın Kural

Çocuk Disiplininde 15 Altın Kural

1) Çocuğa koşulsuz sevgiyi hissettirmek: Çocuk disiplininde önemli noktalardan ilki, anne-babanın çocuklarını sevdiğini ona hissettirmeleridir. Bu sevgi hiç bir koşula bağlı olmamalıdır. Eğer ebeveynler çocuğun başarısı ya da başarısızlıklarına bağlı olarak çocuğu severse, çocuk sürekli anne babasının gözüne girmeye ve onların sevgisini kazanmaya çalışacaktır.

2) Çocuğa koyulacak kural konusunda ebeveynler arasında fikir birliğine varmış olmak: Kural koyma konusunda anne babanın kendi aralarında aynı görüşe sahip olmaları önemlidir. Eğer annenin “hayır” dediğine baba “tamam” derse bu durum çocukta kafa karışıklığı yaratır, çocuk yapması gereken davranışı değil, işine gelen davranışı sergiler.

3) Kuralları koyarken çocuğu da dahil etmek: Kuralları benimseyebilmesi için kurallar konulurken çocuklara da söz hakkı verilmelidir. Bazı kurallar değişmezdir ve çocuğun fikrinin alınması olası değildir. Ancak daha basit konularda kural konulurken çocuğun da fikri alınırsa çocuğun kurala uyması kolaylaşabilir. Örneğin, küçük çocuklar için gün içinde içmesi gereken sütü uykudan önce mi yoksa sonra mı içeceğine kendisinin karar vermesine imkan verilebilir.

4) Kurallarda tutarlı olmak: Kuralları uygularken tutarlı olmak, çocuğun istenen davranışı öğrenmesine yardımcı olur. Eğer ebeveynler kuralları ilk birkaç sefer uyguluyorsa ve sonra vazgeçiyorsa, çocuk o davranışı öğrenemez. Ebeveynler eğer bir kural koyduysa, tutarlı bir şekilde her seferinde çocuğa o kuralı uygulamalıdır.

5) Sınırları net çizmiş olmak: Çocuğa kurallar anlaşılır ve belirgin bir şekilde aktarılmalıdır. Eğer çocuğa söylenen kuralın ucu açık bırakılıyorsa bu ebeveyn ve çocuk arasında anlaşmazlığa yol açabilir. Örneğin, anne çocuğa erken yat diyorsa ve bir saat belirtmiyorsa, bu çocuk için bir belirsizlik yaratır. Çocuğun yaşına uygun saat ne ise o saatte yatması gerektiği söylenirse çocuk için daha net olur.

6) Çocuklara kuralları öğretirken sabırlı olmak: Kuralları öğrenirken çocukların hata yapabileceği unutulmamalıdır. Ebeveynler, çocuklar kuralları öğrenmeye çalışırken sabırlı olmalı ve hata yaptıklarında onları çabalamaya teşvik etmelidir.

7) Çocuğa model olmak: Her ne kadar kurallar belirlenip çocuğa açıklansa da, çocuklara disiplin vermenin en etkili yollarından biri ebeveynlerin çocuğa iyi örnek olmalarıdır. Çocuklar anne babalarını gözlemler ve onlar gibi davranmaya eğilimlidirler. Ebeveynler de çocuklarına aktardıkları kurallara paralel bir şekilde davranmalıdır. İyi bir rol model olmak, çocuğun daha kolay öğrenmesini sağlayacaktır.

8) Çocuğun davranışını ödüllendirmek: Ödül yöntemi, çocuğun istenilen davranışını arttırmak açısından önemlidir. Eğer çocuk istenilen bir davranış sergilediyse, ardından istediği bir şeyle ödüllendirmek o davranışı arttırmaya yarayacaktır. Burada önemli olan nokta, ödülün davranıştan hemen sonra verilmesidir. Eğer araya zaman girerse ödülün etkisi azalır.

9) İstenmeyen davranışı pekiştirmemek: Eğer çocuk istediği bir şey alınmadığında ağlama krizlerine giriyorsa anne babalar çocuğun sakinleşmesi için genelde istediği şeyi almayı tercih ederler. Çocuk burada ağlayarak istediğinin alınacağını öğrenir ve aslında istenmeyen davranışı pekişmiş olur. Bunun yerine çocuğun sakinleşmesini beklemek daha iyi bir yol olacaktır.

10) Çocuğa neden yapmaması gerektiğini anlatmak: Kuralların nedenlerinin açıklanması ve çocuk tarafından anlaşılması, o kurala uyma olasılığını arttıracaktır. Sebebini açıklamadan çocuğun itaat etmesi beklenirse, çocuk kuralın mantığını anlayamaz ve uygulamakta zorlanır. Örneğin, çocuktan sandalyeye tırmanmaması isteniyorsa, sandalyeden düşebileceği ve canının acıyabileceği anlatılarak kural açıklanmalıdır.

11) Hangi davranışın doğru olduğunu çocuğa net aktarmak: Genelde çocuğa yapılmaması gerekenler söylenir, ama öğrenmesi gereken davranışlar açıklanmaz. Çocuk yapmaması gerekeni öğrense bile, yerine alternatif olarak hangi davranışı koyacağını öğrenemez. Ebeveynler çocuğa yapmaması gerekenleri söylemenin yanı sıra, doğru davranışların neler olduğunu da anlatmalılardır.

12) Çocuğun kişiliğini değil davranışını yorumlamak: Çocuk herhangi bir davranış yaptığında, çocuğun kişiliğini değil bu davranışı eleştirmek gerekir. Eğer çocuk istenmeyen bir davranış yaptığında ebeveyn onun kişiliğini eleştirirse, çocuk kendini “kötü” biri olarak görür. Ancak sadece davranış eleştirilirse çocuk karakterinin değil davranışının yanlış olduğunun farkına varır.

13) Çocukla inatlaşmak yerine dikkatini başka yöne çekmeye çalışmak: Çocuk bir şey istediğinde eğer ebeveynler buna izin vermiyorsa, genelde bu durum krize dönüşür; çocuk inat ederek istemeye devam eder. Böyle durumlarda çocukla inatlaşmak yerine dikkatini başka yöne çevirmek ve çocuğu sakinleştirmek daha etkili bir yoldur. Böylelikle aradaki kriz büyümez.

14) Kurallara uymadığında ne olacağını tespit etmek: Çocuğa uyması gereken kuralların neler olduğunun açıklanması önemli olduğu kadar, bu kurallara uymazsa sonuçlarının ne olabileceği konusunda da bilgilendirmek de önemlidir.

15) Sonuçları tutarlı şekilde uygulamak: Eğer çocuk kurallara uymazsa çocuk sonuçlarına maruz bırakılmalıdır. Eğer çocuk toplaması gereken oyuncaklarını toplamıyorsa, ebeveyn onun yerine oyuncakları toplamamalı, oyuncakları dağınık bırakmalıdır. Çocuk bir daha oyun oynayacağı zaman dağınık oyuncaklarla karşılaşmalı ve kendi toplamak zorunda kalmalıdır. Kuralın sonucu olarak toplamak durumunda kalan çocuğun bir sonraki sefer oyuncakları toplama ihtimali artacaktır.

Uzman Psikolog Cangül Tokmaktepe

Bu gönderiyi paylaş